İstanbul, ülkemiz için her zaman bir sembol olmuştur; tarih, kültür ve dayanışmanın merkezi. Ancak 2023'ün ortalarında bu hoşgörü ve bir aradalığın sahnesi, Gazze’nin yaşadığı insani krize dikkat çekmek amacıyla etkin bir protestoya ev sahipliği yaptı. 23 Ekim 2023 tarihinde, Galata Köprüsü’nde toplanan on binler, barış çağrısı yaparak Gazze'deki sivil halka destek vermek üzere bir araya geldi. Bu büyük katılım, sadece bölgedeki insani durumun önemine dikkat çekmekle kalmayıp, aynı zamanda Türkiye'deki halkın meseleye olan duyarlılığını ve direniş ruhunu da gözler önüne serdi.
Protesto, çeşitli sivil toplum kuruluşları ve insan hakları savunucuları tarafından organize edildi. Etkinliğin ana teması, Gazze'deki barış ve insani yardım çabalarına dikkat çekmekti. Katılımcılar, “Gazze için ayaktayız!” sloganları ile birlik içinde yürüdü ve Gazze halkının acılarını paylaşmak için seslerini yükseltti. Etkinlik öncesinde sosyal medya platformlarında başlatılan kampanyalar, on binlerce kişiyi harekete geçirdi. İnsanlar, sosyal sorumluluklarını yerine getirmek ve dikkat çekmek için Galata Köprüsü'ne doğru yöneldi.
Bu protesto, özellikle çocukların, kadınların ve yaşlıların yaşadığı zorluklara yönelik bir duyarlılık oluşturmayı amaçlıyordu. Katılımcılar, Gazze’deki insani krizin her geçen gün derinleştiğine dikkat çekti ve yetkililerden uluslararası çabaların artırılmasını talep etti. Protesto sırasında gerçekleşen konuşmalarda birçok farklı görüş ve deneyim paylaşılırken, Gazze’nin yaşadığı travmanın kime ne kadar dokunduğu da vurgulandı. İlk elden tanıklık eden aile hikayeleri, atmosferi daha da yoğun bir hale getirdi.
Etkinliğe katılanların sayısı, organizatörler tarafından tahmin edilenin çok üzerinde gerçekleşerek on binlerce insanın birleştiğini gösterdi. Bu kalabalık, yalnızca İstanbul’un değil, tüm Türkiye’nin sesini yankılatma çabasıydı. Katılımcılar arasında sanatçılar, akademisyenler, insani yardım kuruluşları temsilcileri ve birçok farklı kesimden bireyler yer aldı. Herkes, Gazze için ortak bir çağrıda bulunarak, barışın ve kardeşliğin önemini vurguladı. Bu tür etkinliklerin, toplumsal duyarlılığın artırılması ve uluslararası toplumun dikkatini çekmesine büyük katkı sağlayacağına inanılıyor.
Yanı sıra, etkinlik sırasında pek çok gönüllü, katılımcılara destek olmak için hazır bulundu. Yiyecek, içecek ve materyal dağıtımı yapılarak insanlara kolaylık sağlandı. Bu, sıradan bir protestonun ötesine geçerek bir dayanışma hareketine dönüştü. Onların mücadelesi, sadece Gazze'deki sorunu değil, benzer krizlerin yaşandığı yerlerde de umudun nasıl korunabileceğini gösterdi. Protestonun ardından, katılımcılar sosyal medyada #GazzeİçinAyaktayız etiketiyle paylaşımlar yaparak mesajlarını geniş kitlelere ulaştırmaya devam etti.
Büyük bir kentte gerçekleşen bu tür etkinlikler, insanlığın ortak sorunlarına karşı duyarsız kalmamamız gerektiğinin altını çiziyor. Gazze'deki toplumsal ve insani sorunlara karşı duruş sergileyen bu protesto, Türkiye’deki birçok insanın bu tür meselelerde aktif bir şekilde yer alması gerekliliğini de hatırlatıyor. Gazze'deki masumların durumu, küresel ölçekte bir sorunun parçası iken, bireysel ve toplumsal bilincin artırılması gerektiği gerçeğini gözler önüne seriyor.
Sonuç olarak, Galata Köprüsü'ndeki bu toplanma, insanlığın duygusal bir yanını ortaya koyan etkileyici bir an oldu. İstedikleri sadece barış ve insanlık onuru olan insanlar, bu savaşçı ruhla, gelecekte daha adil ve insani bir dünya için mücadele etmeye devam edecek. Gazze için ayakta kalan binlerce kişi, umutlarının her zaman canlı kalacağını ve adalet talep etmenin hiçbir zaman geç olmadığını gösterdi.